Bir Gönüllünün Günlüğünden – Kızlar Atakta 2016

Bir Gönüllünün Günlüğünden – Kızlar Atakta 2016

Gönüllü Geri Bildirimi / Günlük 2016 Yaz Programı

Aslı ODABAŞ / Soma Kadın Kooperatifi Grubu, Vodafone Gönüllüsü

Burası kocaman, sevgi dilinin kullanıldığı, gönüllü emeklerle yaşayan, her köşesinde sanat kokan, müzik sesleriyle enerji dolacağın, dans ederek kendini dinleyeceğin, resim atölyelerinde kalemi hislerine bırakacağın, kişisel gelişim atölyelerinde insan olmanın muhteşemliğini tekrar fark edeceğin, tarlada ektiğin ürünün meyve vermesine şahit olacağın, bamya temizlemenin aslında çok eğlenceli olduğunu anlayacağın:), katılımcı çocukların ve gençlerin hayatına dokunup, onların senin hayatına dokunmasına izin vererek ruhunu güzelleştireceğin, alternatif bir yaşam köyü. Tarlası, kütüphanesi, müzesi, mutfağı, çamaşırhanesi, at çiftliği, kamp alanı, profesyonel müzik kayıt stüdyosu, düşler atölyesi, dans & ritim stüdyosu, yatakhanesi, sergisi, oyun alanları ve her yaştan pırıl pırıl sevgi dolu gönüllüleri olan… Her köşesi engelsiz bir köy hem de…

12.07.2016 – KA 1. Gün

Projenin ilk gününe Vodafone gönüllüleri olarak yetişemedik. Kızların kampa ilk geliş anına tanık olamadık. Ama neler oldu o ilk günde biliyorum J Önce tanışma oyunu oynanmış. Herkes ismini önüne bir sıfat koyarak söylemiş, böylece hem isimler öğrenilmiş hem de kendilerini ifade ediş şekilleri görülmüş. Sonra kızlar ve Kızlar Atakta gönüllülerinin kalacağı kamp alanında çadırlar görülmüş, kamp kuralları ve çadırların nasıl kullanılması gerektiği öğrenilmiş. Çadır arkadaşları belirlenmiş. Ritim atölyesi yapılmış. Ertesi gün heyecanla kamp alanı tecrübelerini anlattılar kızlar, heyecanları gözlerinden okunuyordu, çok sevmişler kampta, çadırda kalmayı:)

gönü13.07.2016 – KA 2. Gün

Vodafone gönüllüleri olarak bizim Kaş’a varışımız öğleden sonrayı bulmuştu. Kızlar ve gönüllüler için o günkü planda dalış vardı. Biz Kaş’a vardığımızda onlar dalış teknesindeydiler. Kızlarımızdan Özge midesi bulandığı için tekneye gidememişti. Yoksa o korkularının üzerine gitmeyi bilen güçlü bir genç kız yanlış anlaşılmasın J  Biz Özge ve gönüllü 3 arkadaşımızla buluştuk. Sonrasında Düşler Akademisi’ne geçtik. Düşler Akademisi’nden Cansu Vodafone gönüllüleri olarak bize çok keyifli bir oryantasyon yaptı ve gönüllü tişörtlerimiz verdi. Tişörtümü giydim ve resmen gönüllü faaliyetlerime başladım J Dalış ekibi gelene kadar Özge ve gönüllü arkadaşlarımızla çamurdan heykel yaptık, ritim çalıştık; müziğin vücudumuzdan çıkıp, yükselip tekrar vücudumuza döndüğünü deneyimledik, Flamenko yaptık; kızlar ilk seferde çok başarılıydılar ritim ve konsantrasyon bizi zorlasa da pes etmedik ve ufak güzel bir koreografi çıkardık,  Avni Abi’den  GO oyununa ufak bir giriş aldık, kızlar dalış yaptılar ve yüzme öğrendiler hepsi de bu etkinliğe katıldılar; kimi yüzme bilmiyordu, çoğu ilk defa dalış yapıyordu fakat hepsi çok cesurdular ve çok keyifli bir etkinlik geçirdiler, Alternative Camp gönüllülerin günlük toplantısına katıldım; gönüllüler bir sonraki gün için iş bölümünü yaptı herkes boş olan iş alanları için gönüllü olarak tercihini yaptı kimi tarlada, kimi at çiftliğinde, kimi mutfakta olacaktı ertesi gün. Akademiye ilk adımımı attığımda içimi kaplayan mutluluk her an artarak çoğalıyordu burada her şey hayal ettikçe gerçek oluyordu, her an gerçekti, mutfakta Berrin Abla’ya ve Hüseyin Abi’ye şahane bir gönüllü ekip yardımcı oluyordu; hazırladıkları yemekler ve o kalabalık sofra sohbeti harikaydı. Bu günkü planın sonuna gelmiştik kızlar için uyku vakti, kızlar atakta gönüllü ekibi için günü değerlendirmesini yapma vaktiydi.

14.07.2016- KA 3. Gün

Akademide günler 7.30 da başlıyor. Bazen sporla, bazen yogayla, bazen kahvaltıyla… İkinci günümüz kahvaltı sonrası ritim atölyesiyle başladı; birlikte hareket etmenin ahenginin yanında, farklı seslerin de bu ahenge olan güzel katkısını deneyimledik, kızların enerjisi çok güzeldi… Ritim atölyesi sonrasında ekolojik yaşam atölyesinde bitkilerimizi ektik, suladık, büyümeye bıraktık, onlara nasıl bakacağımızı öğrendik.

Sırada savunma sanatları dersimiz vardı. Bu atölyemizde yaşadığımız coğrafya nedeniyle kendimi savunmamız gereken, şiddete maruz kalacağımız durumlar yaşayabileceğimiz konusu üzerinde biraz konuştuk ve kendimizi koruyabileceğimiz birkaç yöntem öğrendik. Kızların içindeki güç ve enerji çok güzeldi.

Ve öğle yemeği vakti… küçük çanımız bizim için çalıyordu, Hüseyin Abi yine döktürmüş keyifli bir yemekti her gün olduğu gibi. Bu arada yarın öğle yemeği için bir kasa bamya temizledik.

Sırada modern dans atölyemiz vardı; müziği hissettik ve vücudumuzun limitlerini zorladık, kendimizi hayallerimize bıraktık, birlikte bir figür olduk, ekip olduk, boşluklarımızı doldurduk, birbirimizi tamamladık, dans ettik ve koreografimizi hazırladık kızlar son gün gösterisi için heyecanlılardı:)

Akşam yemeği sonrasında günün sürprizi bizi bekliyordu; ay ışığında Likya yolunda yürümek ve uyuyan dev de kaş manzarasını seyretmek. Likya yolu Fethiye ve Kaş arasında hala aktif olan bir yol; kırmızı topraklı bu yola gökyüzü, sağında ve solunda sana eşlik eden bodur sevimli ağaçlar, ilerde yükselen tepeler dışında tamamen sessizlik hâkim. Tüm hazırlıklarımız tamamdı. Tek sıra olduk ve doğaya yolculuğumuz adım adım başladı. Öncelikle kızlardan ‘ben en yavaşım’ diyeni en öne aldık, tüm ekip yürüme hızımızı ona göre belirledik. En arkadan gelecek olan gönüllümüz belirlendi, yürüyüş sırasında geride kalanlara o eşlik edecekti. Böylece iş bölümü de yapılmış oldu, birlikte oluşturduğumuz bu sinerji içinde yürüyüşümüz güvenli ve çok başarılı gerçekleşiyordu, kulağımızda sadece doğanın sesi, ,ayaklarımız yumuşak toprağı hissediyordu, irili ufaklı taşlar, kayalar hepsini hissederek ilerliyorduk, ay ışığı bir fener gibi yolumuzu aydınlatıyordu, gözlerimiz doğanın ışığına güvenmeyi hissetti, çalılık alanda herkes birbirini uyardı, çalıları tuttu ki kendinden sonra gelen geçebilsin diye… Sonunda Uyuyan Dev’e ulaştık ve muhteşem Kaş manzarası işte orda bizi bekliyordu… Kızların heyecanı ve mutluluğu görülmeye değerdi, hemen telefonlar çıkarıldı ve fotoğraflar çekilmeye başlandı, selfiler, toplu fotolar derken bu manzaraya doyamasak da dönüş vakti gelmişti.

15.07.2016- KA 4. Gün

Muhteşem bir güne daha merhaba. Bu sabah günümüze açık havada yoga seansıyla başladık. Nefesimizi tanıdık, vücudumuzda dolaştırdık, nefesimizin gücünün farkına vardık, vücudumuzun sınırlarını zorladık ne kadar esnek olduğumuzu keşfettik, içimize döndük, kendimizi dinledik, hayal kurduk, kızların enerjisi her gün olduğu gibi şahaneydi, akademide olmaktan dolayı çok mutlulardı bu her hallerinden belliydi. Yoga sırasında köpeklerimizden “Abla” da bize eşlik etti ve adının hakkını fazlasıyla veren kedimiz “Salça” da tabii ki bu etkinliğe salça olmuştu.

Kahvaltı sonrasında sıra oryantiring oyunumuzdaydı. Gönüllü eğitmenimiz kızlara oyun hakkında eğitim verirken, diğer gönüllüler de parkuru kurmak için yola koyulmuştu. Bir ipucu takibiyle hedefe ulaşma oyunu oryantiring. Üç katılımcı kızlarımızdan oluşan ekip ve bir gönüllü olarak yarışacaktık. Her şey hazırdı ve oyun başladı. Ekipler 10 dk. arayla parkura çıktılar. Yarışıma kültüründen uzak ama takım olabilmeyi test eden bir doğada yön bulma oyunu olarak kurgulanmıştı. Oyun sonrasında ekiplerin nerede doğru nerede yanlış yaptıklarını ve kararlarını nasıl aldıklarını tartışacaktık.

Öğle Yemeği sonrasında kişisel gelişim atölyemize başladık. Bu arada bamya çok güzel olmuştu ne de olsa sevgimizi katmıştık 🙂 Kişisel gelişim atölyesinde duygularımızı konu aldık, duygularımızı keşfettik, bugün yaşanan olaydaki takım olma, kazanma hırsı, kahraman olma isteği gibi konular üzerinden direkt örnekler vermeden geçtik, kızlarda ergenlik dönemi ve etkileri üzerinde konuştuk, çok faydalı bir etkinlik oldu kızlar çok aktif olarak katıldılar ve bu etkinlikten çok mutlu ayrıldılar. Sonrasında kızlar at çiftliğine gittiler ve atlarla gezdiler, hepsi çok cesurdu. Geldiklerinde onları tuvalet temizliği bekliyordu. Malzemelerimizi aldık, iş bölümü yaptık ve temizlik başladı. Birlikte başarılı bir iş çıkardık. Kızlar tuvalet temizliğinden hiç rahatsız olmadılar, gayet doğal olarak kendi kullandıkları alanın sorumluluğundan onlar sorumluydu ve çok da güzel temizlediler. Sonrasında güzel bir akşam yemeği bizi bekliyordu. Akşam yemeği sonrası Kaş merkez gezimizde onları bekleyen dondurma ve “Echo” sürpriziyle çok eğlendik.  Bizim için özel ayrılan mekânda müziğin keyfini çıkardık ve yarım saat dans ettik. Ne güzel dans ediyor kızlar, hayranlıkla eşlik ettim onların enerjisine.  Bu güzel paylaşım sonrasında akademiye döndük.

16.07.2016- KA 5. Gün

Bugün kızlarsız bir sabaha uyandık. Onları çok üzgün uğurladık. Fakat birkaç tane sürprizimiz vardı onlara. Kahvaltı sonrası günümüzü planladık. İlk önce kızlar için hazırladığımız iki sürprizimizi gerçekleştirdik. Ritim atölyesinde öğrendiğimiz koreografiyi onlar için gerçekleştirdik. Sonrasında kızlar atakta sertifikalarını onlara göndermeden önce burada olsalardı birlikte yapacağımız seremoniyi gerçekleştirdik ve tek tek hepsinin ismini söyleyip sertifikalarını takdim ettik. Sırada gönüllülerin sertifika seremonisi vardı. Sertifikamı aldığımda mutluluğum yüzümden okunuyordu o fotoğrafı da ekliyorum.

Sonra mandala atölyesine katıldık. Gerçekten beyni dinlendiren, renkler ve şekillerle hayal dünyasına gittiğin çok keyifli bir atölyeydi.

Ve sırada tuvalet –banyo-yatakhane temizliği vardı. Tüm kızlar atakta gönüllüleri hızlıca temizliği bitirdik. Öğle yemeği sonrası birkaç saatlik boş zamanımızı değerlendirdik ve denize gittik. Akşam yemeğinden önce kampa döndük, “Salça” her şeye salça olmaktan yorulmuş dinleniyordu.

Akşam yemeği sonrasında kızlar için hazırladığımız büyük sürprizimiz için hazırlıklara başladık. Onlarla birlikte yapacağımız veda eğlencemizi onlar için biz gönüllüler hazırladık. Dans koreografileri, şarkılar, türküler çok keyifli bir hazırlık oldu. Çok da güzel şeyler ortaya çıkardık. Birlikte keyifli bir gece geçirdik. Herkes bir ucundan tutunca, egoları susturunca, sevgiyle yapınca ne kadar da hızlı ne kadar da güzel işler ortaya çıkıyor.

17.07.2016- KA 6. Gün

İşte o son anlar geldi.

Güne güzel bir kahvaltıyla başladık. Bu sabah kahvaltıya simit getirecekti Neşe Ablamız. Çocuklar gibi şen masanın etrafında simitlerin geliş anını heyecanla bekledik J simitler geldi ve keyifli kahvaltımız başladı. Benim de gitme vaktim yaklaştı. Son bir kez köyü dolaştım her köşesiyle tekrar görüşmek üzere sözleştim. Kullandığım nevresimleri kirli sepetine atmak için çamaşırhaneye gittim, Zeynep Abla ve Arzu çamaşırhanede iş başındaydılar, şahane gençler Alternative Camp gönüllüleri, heykel sanatçımız Cem Abi, kızlar atakta gönüllüleri muhteşem kadınlar, Hüseyin Abi mutfakta iş başındaydı tekrar görüşmek üzere herkesle sıkı sıkı sarıldık, şimdilik vedalaştık… Ne güzel bir enerji ne kadar çok sevgi var burada, nasıl ayrılınır ki… Kalbim mutlulukla, aklım pek çok güzel fikirle dolu ayrıldım Düşler Akademisi Kaş’tan, herkesle paylaşmak, anlatmak, tekrar gelmek üzere ayrıldım.

Ruhumu güzelleştiren, beni hafifleten, her biri ayrı bir renk olan çok kıymetli insanlarla tanıştığım bu muhteşem anları ilk okuyanlardansınız, umarım sizlerin içinde ufacık da olsa bir kelebeğin hareketlenmesine neden olabilmişimdir. Ben tüm gönüllülere minnettarım, ne kadar teşekkür etsem az, her biri ayrı bir iz bıraktı bende. Türkiye Vodafone Vakfı’na bu projeye destekleri için çok teşekkür ederim.

Gelin! Fırsat yaratın gelin! Yıllık izninizden kullanın gelin! Çocuklarınızı gönüllü olmaları için teşvik edin, gönderin!

Atakta kalın, farkında kalın, sevgiyle bakın!

2017 Yaz Programı Gönüllülük Başvurusu için tıklayınız.



Share
Share